Anasayfan Yap    Favorilerine Ekle    E-Posta    Tavsiye Et    İletişim 
Bugün : 26 Haziran 2017   
 
 
CezaHukuku.Org
 

Ana sayfa

Haberler

Köşe Yazıları

Bağlantılar

Ziyaretçi Defteri

Forum

Dosyalar

Üyeler

İletişim
 

Menü
CezaHukuku.Org
    Site Yönetimi

Ceza Genel Hukuku
    Öğreti
    Uygulama

Ceza Özel Hukuku
    Öğreti
    Uygulama

Ceza Muhakemesi Hukuku
    Öğreti
    Uygulama

Ceza Mevzuatı
    Kanunlar
    Tüzükler
    Yönetmelikler

Suç ve Mağdur Bilimleri
    Kriminoloji
    Viktimoloji

Hukuk Dergileri
    HPD
    CHD
    İÜHFM
    Diğer

Diğer
    İngilizce-Türkçe Sözlük
    Almanca-Türkçe Sözlük
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : remzix
Bugün : 0
Dün : 0
Onay bekleyen : -1
Banlanmışlar : -1
Kayıtlı üye : 133

Kimler Bağlı
 Bağlı üye yok..
Sitede aktif
Üye : 0
Misafir : 2
Toplam : 2
IP No : 54.158.245.70
Site sayacı
Bugün Tekil : 184
Bugün Çoğul : 184
Bugün Toplam : 368
----------------
Dün Tekil : 443
Dün Çoğul : 443
Dün Toplam : 886
----------------
Genel Tekil : 124228
Genel Çoğul : 125059
Genel Toplam : 249287
» Yeni Nesil Terörle Mücadele Hukuku: İngiltere Örneği

"Kimsenin şüphesi olmasın. Oyunun kuralları değişiyor." Bu sözleri, 7 Temmuz 2005 Londra saldırılarından sonra dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair, 5 Ağustos 2005 tarihinde düzenlediği basın toplantısında sarf etmişti.

İngiltere’nin 11 Eylül’ü olarak görülen ve zaman zaman “7/7” olarak da adlandırılan, çeşitli metro istasyonları ve bir otobüste gerçekleşen intihar saldırılarında 52 kişi hayatını kaybetmiş, 700’den fazla kişi de yaralanmıştı. Blair'in bu sözleri sonraki yıllarda CONTEST olarak adlandırılan ve on yıldır uygulanan terörle mücadele stratejisinin (counter terrorism strategy) ilk işaretiydi. Bu strateji, takip (pursue), önleme (prevent), koruma (protect) ve hazırlık (prepare) olmak üzere dört ana faaliyet alanı üzerine bina edildi.

Bu çerçevede takip ve önleme başlıkları, önlemenin tedaviden daha iyi olduğu anlayışına dayanıyor. Bu başlıklarda, saldırılar için beklemekten ve sonra, şayet hayatta kalanlar varsa faillerin peşine düşmektense, saldırıların daha hazırlık aşamasında önlenmesi hedefleniyor. Bu önleyici güvenlik paradigması uygulama kapsamı oldukça geniş terör suçlarını, geniş kitlelerin iletişiminin denetlenmesini, dünyanın en büyük DNA bankasını, 6 milyon kamera ve vatandaş olmayanlar için uzun gözaltı sürelerini, ev, araç ve işyerlerine girme imkânı veren bin'den fazla yasal düzenleme ve benzeri uygulamayı da beraberinde getirdi. Geçtiğimiz kasım ayında Kraliçe tarafından onaylanan Soruşturma Yetkileri Kanunu 2016 (Investigatory Powers Act 2016) da GCHQ ve MI5 gibi istihbarat kuruluşlarına iletişim verilerini depolama ve şüphelilerin elektronik cihazlarını hackleme, internet ve iletişim şirketlerine müşterilerinin tarama geçmişini bir yıla kadar muhafaza etmeleri gibi düzenlemeler getiriyor.

Dünyanın en geniş terör tanımlarından biri

1970li yıllara dayanan ancak son on senede zirveye ulaşan bu nevi mevzuat ve uygulamalar Orwell’in ‘1984’teki 'Büyük Biraderi’ veya Huxley’nin ‘Cesur Yeni Dünyası’ gibi kara ütopya eserlerini akıllara getiriyor. Hükümet ise İngilizlerin güvenliğini temin için bu stratejinin elzem olduğunu ve bu sayede çok sayıda ağır terör saldırısının önlendiğini ileri sürüyor. Nitekim hükümet tarafından Mart 2009’da yayımlanan CONTEST için kaleme aldığı önsözde dönemin Başbakanı Gordon Brown, Romalı devlet adamı Cicero’nun meşhur sözü “insanların güvenliği en yüce kanundur (salus populi suprema est lex)”ne atıfla; ”Herhangi bir hükümetin birinci önceliği milletin güvenliğini temin etmektedir” ifadesini kullanmıştı.

Terörle mücadelede yukarıda sayılan araçlardan şüphesiz en önemlilerinden biri ceza hukuku. İngiliz Terörle Mücadele Hukukunun başat özellikleri arasında ise geniş terör tanımı ve takdir yetkisi yer alıyor. Bugün İngiltere dünyadaki en geniş terör tanımlarından birine sahip ve bu tanımı birçok İngiliz Milletler Topluluğu ülkesi de zamanla benimsemiş gibi görünüyor. Bu itibarla dünyanın en yaygın ve etkili terör tanımlarından biri olan Terör Kanunu 2000 (Terrorism Act 2000) Bölüm 1’de üç unsurun bir arada varlığı halinde bir eylemin terör eylemi olacağı şeklinde düzenlemeye yer veriliyor:

Bir fiilin (veya tehdidin) terörizm olabilmesi için, fiilin veya tehdidin bir kişiye karşı ağır şiddet ihtiva etmesi, mülkiyete ağır zarar verilmesi ve hayati tehlike oluşturacak, sağlık ve güvenlik bakımından ciddi risk ortaya çıkaracak veya bir elektronik sisteme zarar verici nitelikli eylemlerin işlenmesi gerekmektedir; Bu saldırılarda seçilen hedef, bir hükümeti veya uluslararası bir örgütü etkilemek için veya halkı veya halkın bir kısmını korkutmak için tasarlanmış olmalıdır; fiil veya fiiller siyasi, dini, ırki veya ideolojik bir saikle işlenmiş olmalıdır.

Sanık masumiyetini ispatlamak zorunda

Bu tanım kapsamına sadece İngiltere’de veya İngiltere aleyhine faaliyet gösteren terör örgütleri değil aynı zamanda potansiyel olarak dünyadaki tüm terör örgütleri giriyor. Tanım kapsamına, terörle alakalı yayınlar veya bu tür yayınların yapılması tehdidi de giriyor. Hukukta tüm geniş tanımlarda olduğu gibi İngiliz terörizm tanımı da yetkililere geniş takdir yetkisi veriyor. Bu geniş yetkilerin, sürekli değişen terör tehdidiyle mücadele etmek için şart olduğu ileri sürülse de geniş terörizm tanımı, bu niteliğiyle eleştirilere maruz kalıyor.

İngiliz Terörle Mücadele Hukuku geniş terör tanımının yanı sıra uygulama sınırları oldukça geniş suç örnekleri de ihtiva ediyor. Örneğin, bir kimse terör amacıyla veya böyle bir eyleme hazırlık amacıyla kullanacağı şüphesini uyandıracak şekilde bir şeyi bulunduruyorsa, terörist amaçlarla bulundurma suçundan on beş yıla kadar ceza alabilir (posession for terrorist purposes, Terrorism Act 2000 section 57 (1). Bu suçtan yargılandığında ise sanığın, söz konusu şeyi terör amacıyla bulundurmadığını mahkemenin değil kendisinin ispat etmesi gerekiyor. Yine aynı kanunun 58. maddesine göre, bir kişinin terör eylemini işleme veya hazırlanmasında kullanışlı olabilecek her türlü bilgiyi toplaması, bulundurması veya kayda alması suç ve bu suçtan on yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Bu iki suçu tanzim eden maddeler kendisine en sık müracaat edilen maddelerdir ve 2011-2013 seneleri arasında toplam 447 kişi bu suçlardan hüküm giymiştir.

Teröre teşvik ve terör eylemlerini övme 

Keza Terörle Mücadele Kanunu 2006 (Terrorism Act 2006) beşinci bölümünde, bir terör eyleminin işlenmesi veya bir başkasına bu nevi fiilleri işlemesi için yardım edilmesi için yapılan “her türlü hazırlık eylemi (any preparatory act)” suç haline getirilmektedir. Bu suçtan kişinin ceza alabilmesi için kişinin terör eyleminde bulunma kastının varlığı yeterlidir. Eyleminin bir zarar veya zarar tehlikesi meydana getirmesine gerek yoktur.

Yine aynı kanunun birinci bölümü, doğrudan veya dolaylı olarak terörün teşvik edildiği şeklinde anlaşılabilecek bir yazıyı basmayı da suç olarak tanımlamaktadır. Bu suç bakımından failin, kasten veya en azından yaptığı yayının olası neticelerini öngörebilecek durumda olmasını gerektirmektedir. Suçun oluşabilmesi için böyle bir teşvik veya cesaretlendirme neticesinde bir terör eyleminin gerçekleşmiş olmasına da gerek yoktur. Ayrıca, ilgili yayında kullanılan ifadelerin halk tarafından dolaylı şekilde terör eylemlerinin işlenmesini veya bunlara hazırlığı teşvik edecek nitelikte anlaşılabilecek olması da teröre teşvik suçu kapsamına girmektedir (Terrorism Act 2006 s. 1 (3).

Terör örgütüne destek mesajları suç kapsamında

Keza bu suçun kapsamına terör eylemlerini övme de girmektedir. Geçmişte gerçekleşmiş, gelecekte gerçekleşebilecek veya genel olarak terör eylemlerini övmek de bu kapsamdadır. Örneğin, 2015 yılında karara bağlanan R v Alaa Esayed vakasında fail, sosyal medya hesaplarının niteliği ve kapsamı nedeniyle polis incelemesine alınmış ve DEAŞ terör örgütüne destek mahiyetinde bazen günde 50 kadar paylaşımda bulunduğu tespit edilmiştir. Failin attığı mesajların incelenmesi neticesinde diğer kişileri benzer eylemlerde bulunmaları için teşvik ettiğinin saptanması neticesinde üç yıl altı ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Yine e-maille gönderdiği mesajlarda terörist eylemleri öven ve mektubun muhataplarının benzer eylemlerde bulunmalarını teşvik eden Malcolm Hodges adındaki kişi de 2015 yılında iki yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

Yukarıda sayılan suçlardan her yıl birçok kişi cezalandırılıyor. Uygulamadan birkaç örnek vermek gerekirse durum daha net anlaşılabilir: Örneğin, savaşmak için Suriye’ye gitmek veya buna teşebbüs; Suriye’de terör kamplarında eğitim alma; İngiltere’de saldırı planı yapma; Suriye’de savaşan akraba veya yakınlara para veya eşya gönderme; DEAŞ’ın yayın organı Dabiq dergisini dağıtma ve terör için kullanılabilecek pratik bilgilere sahip olma gibi fiillerin bu suçlar kapsamında cezalandırıldığı görülüyor.

Teröre hazırlık suçuna ömür boyu hapis

Bu fiillerden İngiltere’de terör saldırısı hazırlığı yapma yukarıda zikredilen terör eylemine hazırlık suçundan cezalandırılıyor. Bu kapsamdaki örneklerden biri de yine 2015 yılında karara bağlanan R v Mohammed Rehman ve Sana Ahmed Khan vakasıdır. Vakada terör eylemi hazırlığı yaptıkları saptanan bir karı koca, terör eylemine hazırlık suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. Bay Rehman aynı zamanda terör amacıyla eşya bulundurma suçundan da cezalandırılmıştır.

Vakaya bakıldığında, DEAŞ taraftarı bir karı kocanın büyük miktarda kimyasal madde satın aldıkları ve bunların bir terör eyleminde kullanılabileceği tespit edilmiştir. Bayan Sana Khan da eşini finanse etmiştir. Bay Rehman karısına arka bahçede yaptığı deneme patlamanın videosunu göndermiş ve radikal görüşlerini de sosyal medya üzerinden ifade etmiş ve saldırıyı nerede yapabileceği konusunda yine sosyal medya hesabı üzerinden tavsiye talebinde bulunmuştur. Bilirkişi de ele geçirilen patlayıcıların kullanıma hazır olmadan önceki son safhalarda olduğunu tespit etmiştir.

Önleyici adalet

Yukarıda sayılan tüm suçların ortak özelliği ceza hukukunun uygulama alanını geleneksel sınırların dışına taşırmalarıdır. Ceza hukukunda, kural olarak bir kişinin işlemeyi kastettiği bir fiili icraya başlaması cezalandırılması için şarttır. Buna karşılık işaret edilen örneklerde hazırlık hareketleri bizatihi bağımsız suçlar olarak cezalandırılmaktadır ancak bu geleneksel anlayışın intihar bombacıları gibi kendisini de yok etmeye hazır faillerle mücadelede yetersiz olduğu ileri sürülüyor. Bu nedenle anılan suçlar İngiltere’de önleyici suç olarak adlandırılmakta ve önleyici adalet (preventive justice) olarak tabir edilen vatandaşlık kanunlarından önleyici kolluğa, tehlikeli kişilerin alıkonulmasından göçmenlik hukukuna kadar geniş bir yelpazeye yayılan faaliyetlerin bir cüzünü teşkil etmektedir.

Her ne kadar bu suç tanımlarının polis, savcı ve hâkimlerin takdir yetkisini önemli ölçüde genişlettiği, kişilerin suç işlemekten cayma ihtimalini göz ardı ettiği ve kişilerin sırf mensup oldukları grup veya inanış nedeniyle cezalandırılmalarına yol açma riskini artırdığı gerekçesiyle eleştiriliyorsa da İngiltere ve birçok ülkedeki halkların, güvenlik ihtiyacı nedeniyle bu yeni kanunları destekledikleri ve hatta talep ettikleri görülüyor.

Bu noktada bu tür suçlara sadece İngiltere’de değil bilakis birçok ülke mevzuatında yer verildiği vurgulanmalı. Önleyici terör suçları adeta geleneksel olağanüstü halin yerini almış gibi görünüyor. Bir bakıma olağanüstü hal olağanlaşmakta ve istisnai olan hukuk düzeninin daimi unsuruna dönüşmektedir. Liberal ceza hukuku geleneğiyle övünen ülkelerde dahi bu tür mevzuata yer veriliyor. Örneğin Almanya’da 2009 ve 2015 senelerine terör suçlarına hazırlık fiilleri suç haline getirildi. 2009 senesinde büyük tartışmalara neden olan Alman Ceza Kanunu m. 89a hükmüne göre devleti tehlikeye sokan bir şiddet eylemine hazırlığa, on yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.

Tüm bu gelişmeler, terörün yeni savaşlarda önemli ve kendisine sık müracaat edilen bir araç olduğu olgusuyla beraber ele alındığında güvenlik politikalarının temel hak ve hürriyetlerin sahasını daraltmaya devam edeceği neticesine varılabilir. Bu nedenle, güvenlik ve emniyet içinde yaşamak için bir ülkede yaşayanların tüm haklarını devlete devrettiği Hobbescu egemenlik anlayışının içinde yaşadığımız döneme damgasını vurmakta olduğu görülüyor.

[Yrd. Doç. Dr. Ali Emrah Bozbayındır. Lisans derecesini Selçuk, Yüksek Lisans ve Doktora Derecelerini Köln Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden aldı. Max-Planck Mukayeseli Ceza Hukuku Enstitüsü ve Cambridge Üniversitesi'nde misafir araştırmacı olarak bulundu. 2013 yılında TÜSİAD tarafından yılın en iyi genç hukukçusu ödülüne layık görüldü.]

http://aa.com.tr/tr/analiz-haber/yeni-nesil-terorle-mucadele-hukuku-ingiltere-ornegi/725727


 Yazan : Yonetim | Okunma : 100 | Yorum ( 0 ) | Oy:  | Bu içeriğe oy verin

Köşe Yazıları

 
    Selman DURSUN

Çocuklara Yönelik Cinsel Davranışlara Dair Soru ve Cevaplar


    Ali Emrah BOZBAYINDIR  

Suriye'deki Savaş Suçları ve Uluslararası Hukuk


Üyelik
Kullanıcı Adı :
 
Şifre :
 
Güvenlik :
 
Hatırla :
 
   

» Yeni Kayıt !
» Şifremi Unuttum !
Yeni yazılar
Suriye'deki Savaş Suçları ve Uluslararası Hukuk
Ayrımcılık Hukuku Değil, 'Hukukla' Ayrımcılık
Çocuklara Yönelik Cinsel Davranışlara Dair Soru ve Cevaplar
Yeni Nesil Terörle Mücadele Hukuku: İngiltere Örneği
New Criminological Literature in Europe
Hit yazılar
Ceza Genel Hukuku Kitapları
HPD-Sayı 9
CHD-Aralık 2006
İÜHFM-1999 (Cilt: LVII, Sayı: 1-2)
Ceza Mevzuatı-Tüzükler
Hit haberler
Türkiye IV. Bilişim Hukuku Sempozyumu Yapıldı
İnternette İşlenen Suçlara İlişkin Kanun Yürürlüğe Girdi
11. Ceza Hukuku Günlerinin Konusu Koruma Tedbirleri
İstanbul Barosu'nda Bankacılık Suçları Paneli
Alman Hakimler Birliği Başkanı Christoph Frank: Cinsel İstismar Önemsiz Bir Suç Değil
2007-2009 & 2016-2017 © Copyright CezaHukuku.Org
Website motorumuz © 2006 AspSitem tabanlıdır.
Bu sayfa: 0,11 saniyede yorumlandı.